MATSO SEÇİMİ YİNE SİYASİ KAPIŞMALARA SAHNE OLMAKTA!
Matso seçimleri her seçim döneminde belirli siyasi figürlerin egemenliği altında geçmiştir.Bu seçimlerde aynı senaryo devam etmekte.Bu atmosferin devam etmesi ise Manavgat halkı üzerinde seçimi tamamen partiler arasında ki seçim atmosferine sokmaktadır. Ki bu da bu seçiminde sağ-sol seçmenler arasında geçeceğini göstermektedir.
MATSO seçimleri yaklaşırken adaylar hakkında çeşitli iddiaların, eleştirilerin ve kulis bilgilerinin gündeme gelmesi şaşırtıcı değil. Seçim varsa soru da vardır, eleştiri de vardır, iddia da vardır. Ancak seçimin etrafında oluşan yoğun reklam atmosferi, harcamaların kaynağı, ucuz kredi söylemleri ve seçim sürecindeki para trafiği kamuoyunda ciddi soru işaretleri oluşturdu ve eleştiriliyor.
Kim finanse ediyor bu kadar pahalı reklamı? Paranın kaynağı ne? Ucuz kredi iddialarının aslı nedir? Sabah akşam MANAVGAT bunları konuşuyor, konuşur da…
Akşam saatlerinde yapılan buluşmalar, bir araya gelinen kafeler, kahvaltılar, yemekler, yoğun telefon trafiği, kulisler ve ciddi pazarlıklardan bahsediliyor. Bunların bir kısmı kamuoyuna iddia olarak yansıyor. Tam da bu nedenle açıklığa ve sağlıklı bilgilere ihtiyaç var. Çünkü mesele yalnızca bir başkanlık seçimi değil. MATSO'nun itibarı ve seçimlerin güvenilirliği de söz konusu.
Para konuşuluyorsa kaynağı sorulur. Kapalı kapılar ardında pazarlıklar yapıldığı konuşuluyorsa kimlerin, neyin pazarlığını yaptığı sorulur. Bunlar sorulunca kimse gazeteciyi suçlamaya, itibarsızlaştırmaya, tehdit etmeye, soruyu soranı hedef göstermeye veya meseleyi başka yerlere çekmeye kalkmamalıdır.
Sorular içtenlikle cevaplanmalıdır
Kamusal şeffaflık, soru sorulmasından rahatsız olmak değil, sorulan sorulara açık ve ikna edici cevap verebilmektir.
Bununla birlikte MATSO seçimleri siyasi aktörlerin gölgesinde kalmamalıdır. Seçim biter, siyasetçiler değişir, MATSO kalır. Esnaf, sanayici ve tüccar yine aynı çatı altında ticaretinin peşinden gider ve gitmelidir.
Siyasallaşmış, kamplaşmış ve güç mücadelelerinin içine çekilmiş bir MATSO'nun Manavgat’a kazandıracağı hiçbir şey yoktur. Olamaz da zaten..
Ayrıca sağa sola laf yetiştirmek, eleştirenleri baskı altına almaya çalışmak, milletvekilleri ve siyasi güçler üzerinden insanları etkilemeye çalışmak, kapalı kapılar ardında ekipler kurmak ve seçim sonrasına yönelik hesaplar yapmak da kurumsal yönetim anlayışı değildir…
Üstelik adaylar, bugüne kadar Matso’ya hangi somut katkıyı sunduğu kamuoyu tarafından tartışılan isimlerle yol yürüyorsa, bunun hesabını da kamuoyuna vermelidir. Bir adayın yanında kimin bulunduğu kadar, o isimlerin bugüne kadar Manavgat için ne yaptığı da sorulmalıdır.

Seçimlerde proje sözleri önemlidir
Reklam, vitrin, siyasi bağlantı ve güç gösterisi, emeğin, hizmetin ve ortaya konulmuş somut işlerin yerine geçemez. Manavgat insanı kimin ne söylediğine değil, bugüne kadar ne yaptığına da bakar. Koltuk, reklamla değil geçmişinizle, sağladığınız güvenle, ortaya koyduğunuz emekle ve projelerle kazanılır.
Bir başka önemli konu da seçim günüdür ve Matso seçimleri 04 Ekim 2026 Pazar günü yapılacak.
Oy kullanma, sandık güvenliği ve oy sayım süreci son derece dikkatli yürütülmelidir. Manavgat’da sandık ve oy sayımı konusunda geçmişte ‘tecrübeli isimlerin’ olduğunu herkes biliyor… Bu tecrübe, Matso seçimlerinde de kendisini gösterir mi bilmiyoruz ama herhangi bir şaibeye fırsat vermeyecek şekilde şeffaf, demokratik ve denetlenebilir bir seçim yapılmalıdır. Kazanan kim olursa olsun, Matso'nun itibarı korunmalıdır ve gerekli önlemler alınmalıdır.
Bir ticaret odasının siyasallaşması yalnızca siyasi aktörlerin seçim sürecinde görünür olması değildir. Asıl tehlike, üyelerin de zamanla “bizim aday – onların adayı” şeklinde ayrıştırılmasıdır. Böyle bir ortam oluşursa ekonomik rekabet, kişisel rekabete dönüşebilir. Kişisel rekabet siyasi kamplaşmaya dönüşebilir. Siyasi kamplaşma da oda yönetiminde taraflaşmaya yol açabilir.
Oysa Matso'nun görevi Taraf üretmek ya da hemşehricilik yapmak değil, ortak menfaat üretmektir.

Matso seçimi siyasallaşmamalıdır
Matso seçimleri siyasi aktörlerin gölgesine sokulamaz. Bir ticaret odası, hiçbir siyasi hesabın arka bahçesi, hiçbir güç grubunun hesaplaşma alanı ve hiç kimsenin gelecekteki siyasi kariyer planının basamağı değildir. Bu nedenle hiç kimse Matso seçimlerini kendisine siyasi ikbal basamağı olarak görmemelidir.
Oda başkanlığı veya oda yönetimindeki bir görev, gelecekteki belediye başkanlığı ya da milletvekilliği hesabının aracı haline getirilmemelidir. Ticaret odaları siyasi kariyer planlarının değil, üyelerin ekonomik ve mesleki meselelerinin konuşulduğu kurumlardır.
Siyasi gelecek ise zamanı geldiğinde milletin ve kamuoyunun değerlendirmesine bırakılır. Hiçbir oda seçimi kimseye siyasi makam garantisi vermez! Türkiye'de siyasi partilerin ve siyasetçilerin geleceğini belirleyen temel unsur, vatandaşın demokratik tercihidir.
Şunu herkes bilmelidir ki MANAVGAT kimin kimle olduğunu bilir. Kimin ne yaptığını da unutmaz…
Matso birilerinin siyasi hesabına, kişisel hesaplaşmasına veya makam planına teslim edilecek kadar değersiz bir kurum değildir. Manavgat’ın tüccarı, sanayicisi ve esnafı bu odanın sahibi, yöneticiler ise emanetçisidir. Emanetçi, kendisini sahibi sanmaya başladığı gün sorun başlar…
mustafakutun
Tarih: 29-09-2026